Avustralya, dünyadaki en tehlikeli vahşi yaşam alanlarına ev sahipliği yapıyor. İnsanlar burada yılanlara, örümceklere, farelere, timsahlara, ölümcül koni salyangozlarına ve minik zehirli denizanalarına dikkat etmeliler. Ama herkesin bilmediği bir tehlike daha var; Isırgan otu ailesinin bir üyesi olan dendrocnide moroides yani Avustralya halkının deyimiyle gympie gympie olarak bilinen oldukça zehirli bir bitki.

Uzaktan bakınca geniş, oval veya kalp şeklindeki yaprakları, yumuşak tüylü görünümü ile davetkar görünse de gympie gympie, dünyanın en zehirli bitkileri arasında yer alıyor. Bu bitkinin yapraklarına hafifçe dokunmak bile aynı anda asitle yanmak ve elektrik çarpması ile eş değer bir acıya sebep oluyor. Daha da kötüsü var: Bu ağrının geçmesi aylar hatta bazı durumlarda yıllar alabiliyor. Öyle ki bu bitkiye dokunan insanlar arasında acıya dayanamayıp intihar edenler bile bulunuyor.

Verdiği Acıyla İlgili Çok Sayıda Efsane Var;

Gympie gympie bitkisinin sebep olduğu acı o kadar büyük ki insanlar bu acıyı çekmek yerine ölmeyi tercih ediyorlar.

Gympie gympie ile temas eden bir at acıya dayanamayarak kendini bir tepeden aşağıya atmış.

Bir polis memuru ise bu bitki ile temas ettikten sonra yaşadığı acıya dayanamayarak intihar etmiş.

Bir adam ormandayken bu ağacın yaprağını yanlışlıkla tuvalet kağıdı olarak kullandıktan sonra kendini vurmuş.

Bu korkutucu bitki, insanlarda tespit edilen en etkili zehirlerden birini içerir ve bir araştırmacı zehir kalıntılarının 20 yıla kadar etkili olabileceğini ortaya çıkardı.

Bu bitki o kadar tehlikelidir ki Avustralya ormanlarında çalışan en iyi işçiler bile potansiyel olarak tehlikeli alanlarda özel kıyafetler giyerler.

Adını Bir Kasabadan Alıyor

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi ısırgan otu ailesinin bir üyesi olan gympie gympie adını, Avustralya’nın Gympie kasabasından alıyor. Kuzeydoğu Avustralya’nın yağmur ormanlarına özgü olan bitki, Endonezya’nın bazı bölgelerinde de bulunuyor. Bu bitkiyi yağmur ormanlarının açıklıklarında, dere kıyıları ve patikalarda bulmak mümkün.

Gympie gympie, bazı bitki bilimciler tarafından ‘dünyanın en korku verici bitkisi’ olarak tanımlanıyor. Bu bitkiye ufacık bir temas bile şiddetli acı ve kusmaya neden olabiliyor. Dokunma anında bitkiden vücuda nörotoksik kimyasallar geçiyor, temas edilen bölgede ateşler içinde yanma ile eşdeğer bir acı hissediliyor. Bitkiye dokunduktan sonra kısa süre içinde boğaz, koltuk altları ve kasıklardaki lenf bezleri şişmeye başlayabiliyor.

İşin ilginç yanı bu bitkiye dokunmadan yakınında durmak bile bir tehdit oluşturuyor. Çünkü gympie gympie sık sık üzerindeki tüysü uzantılarını yere döküyor. Bu dökülen tüyler vücudunuza temas ederse aynı etkileri yaşıyorsunuz.

Ernie Rider, 1963 yılında gympie gympie bitkisi ile temas etmiş. Bitkinin yüzüne, kollarına ve göğsüne değmesi sonrası yaşadıklarını Australian Geographic’e şöyle anlatıyor: “Göğsümü ezmeye çalışan dev eller varmış gibi hissettiğimi hatırlıyorum. Ağrı iki üç hafta boyunca dayanılmazdı. Çalışamadım, uyuyamadım, hiçbir şey yapamadım. Acı neredeyse iki yıl boyunca devam etti, özellikle her duş aldığımda tekrarlıyordu.”

Böcek sokmalarının ve buna benzer şeylerin gympie gympie’nin yanında hiçbir şey olmadığından da bahseden Rider, “Ona rakip olabilecek hiçbir şey yok. Bu bitki her şeyden 10 kat daha kötü” diyor.

New South Wales Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve aynı zamanda zehirli ağaçlar konusunda uzman olan Marina Hurley, gympie gympie ile teması “Hayal edebileceğiniz en kötü acı türü” olarak tanımlıyor.

Hurley, bu bitki ile temastan hemen sonra yanmalı bir ağrı hissedildiğini ancak bunun sadece bir fragman olduğunu çünkü en yüksek ağrı şiddetine 20-30 dakika sonra ulaşıldığını söylüyor ve ekliyor: “Ağrının şiddeti kadar şaşırtıcı olan bir diğer şey bu zehirli çalının tüylerinin ciltte altı aya kadar kalabiliyor olması. Bu süre zarfında cilde sert bir şekilde bastırılırsa, cilde sıcak veya soğuk su temas ederse ağrı tekrar ortaya çıkıyor. Duş alırken iyi şanslar!”

“Sadece temas yerinde acı hissetmekle kalmazsınız, yaklaşık 20 dakika içinde kollarınızın altındaki lenf bezleriniz şişer, ağrılı bir şekilde zonklar ve iki tahta arasına sıkışmış gibi hissedersiniz” diyen Hurley, “Hangi türe dokunduğunuza, temas edilen derinin genişliğine ve bitkiyle ne kadar sert temas ettiğinize bağlı olarak, hem iğneden hem de lenf bezlerinden gelen yoğun zonklayıcı ağrı 1-4 saat arasında sürebilir” diye konuşuyor.

Bazı Hayvanlar Bu Bitkiyi Yiyebiliyor

80’lerin sonu 90’ların başında, çiğnenmiş gympie gympie yaprakları keşfedilince Marina Hurley de şu sorunun cevabını araştırmaya başladı: Hayvanların bu kadar acı veren zehirli bir bitkiyi yiyebilmeleri nasıl mümkün olabilir?

Uzun süren araştırmalar sonucu bu bitkiyi yiyen hayvanları buldu. Gympie gympie’yi, geceleri yaprakları yiyen krizolid böceği ve diğer yaprak çiğneyen böceklerin yanı sıra pademelon olarak bilinen keseliler yiyordu. Bu hayvanların zehirli bitkiyi alerjik reaksiyona girmeden ve acı çekmeden nasıl yiyebildikleri ise henüz net değil.

Etkisi Haftalarca Sürebilir

Bilinen yaygın bir kullanım alanı olmayan gympie gympie bitkisinin ısırgangiller ailesinden olduğunu ve bilimsel adının ‘dendrocnide moroides’ olduğunu söyleyen Prof. Dr Fatih Satıl, “Gympie gympie, dünyanın en zehirli bitkisi olmasa da Avustralya’nın en zehirli bitkisidir. Bitkinin kıl gibi ince tüylerinin yakıcı etkisi ve neden olduğu acı dayanılmaz derecede. Bitkiye en ufak bir dokunma bile çok şiddetli bir acıyı ve kusma isteğini tetikleyebiliyor” dedi ve ekledi:

“Dokunma ile birlikte vücuda geçen nörotoksik kimyasallar, dokunulan bölgede ateş içinde kalarak yanmayı andıran bir acı hissine neden olur. Birkaç dakika içerisinde koltuk altları, boğaz ve kasıklarda bulunan lenf bezleri kabarmaya ve şişmeye başlar. Bitkinin yakıcı tüylerinin verdiği bu acı etkisi günlerce hatta haftalarca devam edebilir.”

Bir İnsanın Dayanamayacağı Kadar Acı Verici

İntihar bitkisi olarak alınan bu harika görünümlü bitkiye dokunan hayvanların kendilerini tepeden attığı, insanların ise acıya dayanamayıp kendisini öldürdüğü efsanelerini de uzmanımıza sorduk.

Satıl bu soruya, “Bitkinin intihar bitkisi olduğuna dair gerçek olmayan bazı söylentiler var. Örneğin bitkiyle temasa geçen bir atın acıya dayanamayarak bir tepeden aşağı atladığı ve bir polis görevlisinin de acıya dayanamayarak intihar ettiği. Muhtemelen bundan dolayı bitkiye intihar bitkisi diyenler olmuş. Oysa gerçekte bitkinin böyle bir etkisi yok. Ama bitkinin yakıcı tüylerinin bir insanın dayanamayacağı kadar acı etkisi yaptığı bir gerçek” cevabını verdi.

Ayırt Etmesi Oldukça Zor

Botanikçi olmayanların bitkiyi ayırt etmesinin oldukça zor olduğunu söyleyen Prof. Dr. Satıl, bir de iç rahatlatıcı haber verdi:

“Bitkinin doğal yayılış alanı, Kuzey Avustralya’nın yağmur ormanları ve Güneydoğu Asya olarak biliniyor. Dolayısıyla yaşam ortamları yağmur ormanları olduğu için bu türe ülkemizde rastlanmaz.”

Bununla birlikte yolu yağmur ormanlarına düşenler için bitkiyi ayırt etme tüyoları da veren Satıl, “Bitkinin dut yapraklarına benzeyen geniş kalp şeklinde yaprakları var. Bununla birlikte bitki; gövde, dal, yaprak sapı, yaprak ve meyveleri üzerinde ince batıcı ve yakıcı tüyleri ile ayırt edilebilir” ifadelerini kullandı.

Tüyleri Çıkarmak Mümkün Olamaz

Oldu ki bu bitki ile temas ettik. Acıdan kurtulmayı sağlayan bir panzehir var mı?

Satıl, bitkinin tüylerinin çok küçük, batıcı ve kırılgan olduğunu belirterek, “Dokuya battığında çıkartmak mümkün olmaz. Bununla birlikte vücuda batan tüyleri yapışkan bantla ya da başka bir yolla çıkartmak mümkünse çıkartmaya çalışmalı. Etkilenen bölgeyi sıcak su ile yıkamak ya da acıyı hafifletici krem sürmek geçici tedavi yöntemleridir. Ayrıca iğnelerin battığı yere 1/10 oranında seyreltilmiş hidroklorik asit sürerek iğneleri hemen vücuttan çıkarmak da tavsiye edilen bir başka çaredir. Daha ciddi durumlarda hastanede steroid tedavisi uygulanır” diye konuştu.