GÜZELE BAKMAK SEVAPTIR
“Güzele bakmak sevaptır” değil, “Güzel bakmak sevaptır” biçimindedir.
GÖZ VAR NİZAM VAR
“Göz var nizam var” değil, “Göz var izan var.” biçimindedir. (izan: anlayış, anlama yeteneği. nizam: düzen, kural)
EŞEK HOŞAFTAN NE ANLAR
“Eşek hoşaftan ne anlar” değil, “Eşek hoş laftan ne anlar” biçimindedir.
AZİMLE SIÇAN DUVARI DELER
‘Azimli sıçan(hayvan olan) duvarı deler’
APTALA MALUM OLURMUŞ
“Aptala malum olurmuş” değil, “Abdala malum olurmuş” biçimindedir. (aptal: alık. abdal: derviş)
KISA KES AYDIN HAVASI OLSUN
“Kısa kes aydın havası olsun” değil, “Kısa kes aydın abası olsun” biçimindedir. (aba bir giysidir ve Aydın efesinin abası kısa ve dizleri açıktır.)
SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ
“Su uyur düşman uyumaz” değil, “Sü uyur düşman uyumaz” biçmindedir. (sü: asker)
SAATLER OLSUN
“Saatler olsun” değil, “Sıhhatler olsun” biçimindedir. (sıhhat: sağlık)
KELLİ FELLİ
Doğrusu “kerli ferli”dir. Ker; kuvvet, fer ise iktidar ve şevket anlamına gelir. Dil erozyonuyla, hem biçim hem anlamı zamanla değişmiştir.
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
Doğrusu “Hayy’dan gelen, Hu’ya gider”dir. Hayy ve Huu Allah’ın isimlerindendir. Allah’tan gelen Allah’a döner anlamına gelir.
ANA GİBİ YAR, BAĞDAT GİBİ DİYAR OLMAZ
Doğrusu “Ane gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz”dır. Ane; Bağdat yolu üzerinde bir uçurum; yar ise uçurum anlamındadır.
İNCE ELEYİP SIK DOKUMAK
Doğrusu “ince eğirip sık dokumak”tır. Eğirmek; yün, pamuk gibi şeyleri iğ ile büküp iplik durumuna getirmektir.
GEÇTİ BOLU PAZARI, SÜR EŞŞEĞİ NİĞDEYE
Doğrusu “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye”dir. Bor ise Niğde’nin bir ilçesidir.
SÜTTEN AĞZI YANAN YOĞURDU ÜFLEYEREK YER
Doğrusu “Sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer”dir.
İKİ ELİ KANDA OLMAK
Burada bahsedilen kan, bildiğimiz kırmızı olan kan değildir. Sözün aslında ”kanda” değil, ”kanta” denir. ”Kanta” ise ”Nerede” demektir. Yani, ”İki elim nerede olursa olsun gelirim.”
SU KÜÇÜĞÜN SÖZ BÜYÜĞÜN
“Su küçüğün söz büyüğün” değil, “Sus küçüğün söz büyüğün” biçimindedir.
ELİNİN KÖRÜ
“Elinin körü” değil, “ölünün kûru” biçimindedir. (kûr: mezar, gömüt)
SIFIRI TÜKETMEK
“Sıfırı tüketmek” değil, “zafiri tuketmek” biçimindedir. (zafir: soluk)