Dikkat Çeken Camiler

Ayasofya Camii – İstanbul

Ayasofya’nın kaderi Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesi ile değişti. Ayasofya, fethin en önemli sembolü haline gelmiş ve camiye çevrilmişti. Mimarisi ile büyüleyen Ayasofya’nın en göz kamaştırıcı özelliklerinden birisi, o güne kadar alışılmamış büyüklükte ve yükseklikte olan kubbesiydi.Zeminden yüksekliği 55,60 metre, çapı ise 31,87 metre olan Ayasofya inşa edilirken binanın yapımında mermer, taş ve tuğla kullanılmıştı. Kubbenin depremlerde kolay yıkılmaması için Rodos toprağından özel olarak üretilen, hafif ve sağlam tuğlalar kullanılmıştı. Ayasofya’nın kubbesinde hattat Kadıasker Mustafa İzzet Efendi’nin yazdığı Nur suresinin 35. ayeti olan “Allah göklerin ve yerin Nur’udur” hattı bulunuyor.

Kurtuba Camii – İspanya

Kurtuba Camii, Endülüs Emevilerinin başkenti Kurtuba’da inşa ettiği 600 camiden biridir. Şehirdeki en anıtsal ve en ihtişamlı cami olan Kurtuba Camiinin temelini 786’da I. Abdurrahman atmıştır.
Kubbe sisteminde üst üste binen kemerlerde kırmızı beyaz mermer kullanılmıştır. Cami içinde 1293 sütun vardır. Dünyadaki en fazla sütuna sahip olan mabet, Kurtuba Camii’dir. 850 adet olan sütunların çoğu granitten, bazıları da çeşitli taşlardan yapılmıştır.

Putra Camii – Malezya

Malezya’nın idari başkenti olan Putrajaya’da bulunan Putra Camii, ülkede Pembe Camii olarak bilinir. Malakka Boğazı’nın kıyısına inşa edilen Putra Camii’nin duvarlarında ağırlıklı olarak cam malzemeler kullanılmış; cami, gül işlemeler ve mermer oymalarla süslenmiştir.
Putra Camii’nin kubbesi için kullanılan malzeme ise pembe granittir. Ana kubbesi işlemeli küçük kubbeler ile çevrelenir. Kubbesi zeminden 75 metre yüksekliktedir. Bir vakit namazında 15 bin kişi namaz kılabilmektedir. Minaresinin beş katlı oluşu, İslam’ın beş şartını simgeler.

Kariye Camii – İstanbul

4’üncü yüzyıl başlarında yaptırılan Kariye, Bizans döneminin en önemli manastırlarından biriydi. Fetih’ten sonra bir süre boş kalan yapı, Sultan II. Bayezid döneminde camiye dönüştürüldü ve asırlar boyu Müslümanlara ev sahipliği yaptı.Kariye mozaik ve freskoları Bizans resim sanatının son dönemine ait en güzel örnekleridir. Kubbe bölümünde İsa tasviri yer alır. Kubbe dilimleri arasında ise iki sıra halinde İsa’nın atalarına ait figürler resmedilmiş, 24 tasvire yer verilmiştir. Bu mozaiklerin pek çoğu günümüze ulaşmıştır.
Kul Şerif Camii – Tataristan

Kul Şerif Camii Kazan’da bulunan, inşaatın yapıldığı tarihte Rusya’nın ve İstanbul dışında Avrupa’nın en büyük camilerinden biri olarak bilinen camidir. 16. yüzyılda Kazan’da inşa edilen bu cami, adını Ruslara karşı direniş önderi olan Kul Şerif’ten almıştır.Erken Rönesans ve Osmanlı mimarisinin unsurları da kullanılmış olsa da tasarımı İdil Bulgarları için gelenekseldir. 1552’de Kazan’ın işgal edilmesi sırasında Korkunç İvan tarafından yıkılmış; 1996 yılında, cami yeniden inşa edilmiş, 2005’te açılışı yapılmıştır. Cami 6 bin kişilik kapasiteye sahiptir ve lale figürleri ile bezenmiştir. Caminin ana bölümünün kenarlarında 55’er metre yükseklikte 4 ana minare bulunur; ayrıca cami 2 küçük ve 2 dekoratif minareye de sahiptir.

Hamidiye Camii – İstanbul
Osmanlı selatin camilerinin sonuncusu olan Yıldız Hamidiye Camii, Sultan II. Abdülhamid döneminde 1881-1885 yılları arasında inşa edildi. Mimari açıdan pek çok üslubun birleştiği Hamidiye Camii, barok, ampir, rokoko üsluplarının karışımıdır; Osmanlı mimari yapılarına benzemeyen stiliyle ve ihtişamlı mimarisiyle göz kamaştırır.
Caminin küçük ve yüksek kubbesi, 16 penceresi olan çokgen bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Kubbesinin içinde aynı şekilde zengin süslemeler taşır. Camide 17 pencere vardır. Neogotik pencereler ve mukarnas dizisi cami kasnağına ayrı bir hava katmıştır. Kubbe bezemelerinde eşine pek rastlanmayan, mavi üzerine yıldız işlemeler ve hünkâr kasrındaki altın varak caminin zengin işlemelerine güzel bir örnektir.
Kristal Camii – Malezya
Malezya’nın Kuala Terengganu şehrinde bulunan Kristal Cami, modern İslam mimarisi ve çevre düzenlemesinin en güzel örneklerinden biri olarak karşımızda çıkar. Bu cami, yapımında cam, metal ve kristal malzemeler kullanılması nedeniyle Kristal Cami olarak adlandırılmıştır.Yapımına 2006 yılında başlanan ve 2008 yılında ibadete açılan bu cami, 1500 kişilik kapasiteye sahiptir. Caminin 4 adet minaresi ve büyüklü küçüklü çok sayıda kubbesi bulunuyor. Gece saatlerinde renkli ışıklarla aydınlatılıyor. Sudaki yansıması ve camlar ile kaplanması nedeniyle büyüleyici bir mimariye sahiptir.
Selimiye Camii – Edirne

Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden kabul edilen ve Mimar Sinan’ın “ustalık eseri” olarak bilinen cami, Sultan II. Selim’in emriyle 1575 yılında Edirne’de inşa edilmiştir. Sinan’ın ileri bir yaşta tamamladığı bu yüce kompozisyon ölçü, değer ve oranlarıyla “en büyük”leri üzerinde toplar. Üstün bir düzen içinde birleşen tek kubbeyi yalın geometrisiyle en etkili biçimde hissettirir.Şehzade ve Süleymaniye camilerine göre küçültülmüş yarım kubbeler arasından yükselen ana kubbenin güçlü ve rakipsiz ifadesi Sinan’ın dehasının simgesidir. Mekân bütünlüğüne ulaşma çabalarının zirvesi olan Selimiye, Süleymaniye dâhil bütün sultan camilerini ve Ayasofya’yı geride bırakmış, bu özelliğiyle dünya sanat tarihine geçmiştir
Şeyh Zayed Camii – Abu Dabi

Şeyh Zayid Camii, Abu Dabi’de Birleşik Arap Emirlikleri’nin kurucusu, 2004’te hayatını kaybeden eski Devlet Başkanı Zeyd bin Sultan el-Nehyan’ın anısına, 2007 yılında ibadete açılan camidir. Dünyanın sayılı büyük camileri arasında yer alan ve 2.412 metrekare alana sahip olan Şey Zeyd Camii’nde, 40 bin kişi aynı anda ibadet edebilir. Avlunun dört bir köşesinde 107 metre uzunluğunda Mısır, Kuzey Afrika ve Osmanlı mimarisi izlerini taşıyan minareler yer alır. 82 kubbe ile örtülü mekân, 1048 kolon tarafından taşınır. Üstü kubbe ile kaplı, revaklı büyük giriş bölümü iç ve dış duvarları çini panolarla bezelidir. Panoların bir kısmı İznik Vakıf Çinileri tarafından üretilmiştir ve bazıları hattan Hasan Çelebi tarafından tasarlanmıştır. Üç büyük kubbe ile örtülü iç mekânda kolonların üstü mermer üzerine değerli taş ve altın kakma motiflerle süslüdür.
Kota Kinabalu Camii – Malezya

Kota Kinabalu Şehir Camii, Malezya’nın Sabah eyaletinde yer alan Kota Kinabalu’da bulunuyor. Borneo Adasında ve Güney Çin Denizi üzerinde yer alan bu cami, şehrin ikinci ana ibadethanesi olarak biliniyor. Miğferi andıran işlemeli mavi bir kubbesi ve dört minaresi bulunuyor. 1989 yılında inşasına başlanan bu cami, 2000 yılında ibadete açıldı. Mimari tasarımında, Medine’deki Mescid-i Nebevi’den esinlenilmiştir.

Sultan Ömer Ali Seyfeddin Camii – Brunei


Brunei Sultanlığı’nın başkenti Bandar Seri Begawan’da inşa edilen cami, 1958 yılında tamamlandı. 28. Brunei Sultanı tarafından yaptırılan cami, Brunei’deki İslam inancının sembollerinden biri haline geldi. Cami aynı zamanda Asya Pasifik bölgesindeki göze çarpan modern İslam mimarisinin örneklerinden biri olma özelliğini taşıyor. Sultanlığın başlıca turist çeken yapısı olan ve Brunei nehri üzerinde oluşturulmuş yapay lagün kenarına inşa edilen cami İtalyan mimari özelliklerini taşıyor. Caminin mermerleri İtalya’dan, granitleri Şangay’dan, vitrayları ile 4 ve 2 ton ağırlığındaki iki avizesi İngiltere’den, el yapımı halıları Belçika ve Suudi Arabistan’dan getirilmiştir. Caminin 244 basamakla çıkılan minaresi 52 metre yüksekliğinde ve kubbesi altın kaplamadır

Marmara İlahiyat Camii – İstanbul


Marmara İlahiyat Camii, İstanbul’un Üsküdar semtinde yer alan camidir. 1982 yılında yapılan cami, 2012 yılında depreme dayanıklı olmadığı için yıkılmış, yerine yeniden camii inşaatı başlamış, 23 Ekim 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ibadete açılmıştır
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii, modern mimari ile inşa edilmiştir. Tasarımı kâinatın bütününde yer alan dönme hareketinden ilham almış, parçadaki bütün ve bütündeki parça kavramlarını yansıtmıştır. 1000 yıllık geleneksel kırlangıç tavan tekniğinin ilhamıyla birleştirilen kubbesi ile cami mimarisinde yeni bir ufuk açmıştır. Kubbenin zeminden yüksekliği 34,7 metredir.

Jami Ul-Alfar Camii – Srilanka

Mimarisi ve kırmızı rengiyle dikkati çeken “Kırmızı Mescit” olarak anılan Jami Ul-Alfar Camii, Sri Lanka’da İslam’ın sembolü olarak kabul ediliyor. Jami Ul-Alfar Camii, Hindistan’ın güneyinden Sri Lanka’ya gelen seyyah Müslüman tüccarlar tarafından 1908 yılında inşa edilmiştir.
Sri Lanka mimarisinde anıt eser olarak kabul gören Kırmızı Mescit, 1500 kişinin ibadet edebileceği şekilde planlanmıştır. Camide kırmızı beyaz renkte desenler kullanılmıştır. Kubbeler geleneksel soğan şeklinden farklı olarak nar şeklinde inşa edilmiştir ve renkli tuğla desenleri aynıdır.

Jama Mescidi – Hindistan

Delhi Jama Camii, 17. yüzyılda Babür İmparator’u Şah Cihan tarafından ülkenin başkenti Delhi yaptırılmıştır. Hindistan’ın en büyük ve en ihtişamlı camilerinden biridir. Şehrin en işlek pazarlarından “Çavri Pazarı” Yolunun başlangıcında yer alır.
İnşaatında 6 bin kişinin çalıştığı caminin yapımına 1650 yılında başlanmış ve cami 1656 yılında tamamlanmıştır. Caminin bahçesinde 25 bin Müslüman aynı anda saf tutabilir. Camide geyik derisine yazılmış antik değeri olan bir Kur’an-ı Kerim ve birkaç kutsal emanet bulunur. Jama mescidi ana kubbe ve yanında iki adet büyük kubbeye sahiptir.

Melaka Camii – Malezya


Malezya’nın Melaka şehrinde bulunan ve boğazın üzerine inşa edilen bu cami, özellikle gün doğumu ve gün batımında efsanevi bir tabloyu andırıyor. Yapay bir ada üzerine kurulu bu caminin inşası 2006’da tamamlandı ve ibadete açıldı. Caminin üzerinde bulunduğu ada, insan yapımı ve Pulau Melaka diye adlandırılır. Mimarisinde Malay ve Ortadoğu etkisi görülen cami, dışarıdan bakıldığında suyun üzerinde yüzüyor gibi görünür. Bu nedenle Melaka’nın suda yüzen camisi olarak bilinir. 30 metrelik caminin tek minaresi aynı zamanda deniz feneri işlevi de görüyor. Altın sarısı kubbesi mavi işlemelerle bezenmiştir ve suya yansıması ile büyüleyici bir görüntüye sahiptir.

Yorum ekle

Abone olmak için kaydolun

Marmaraereğlisi TEKİRDAĞ
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Bu site "reCAPTCHA" ve "Google" tarafından korunmaktadır. | Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları
© 2024 | Tüm hakları bunubiliyormuydunuz.com' a aittir.