Gyeongju Güney Kore

Gyeongju Güney Kore


Güney Kore’nin tarihi şehri Gyeongju, “duvarsız açık hava müzesi” adlandırmasını fazlası ile hak ediyor. Şehir, Kore’nin eski bir medeniyeti olan bin yıllık Silla Krallığı’nın 992 yıl boyunca başkenti olmuş. Krallık dönemi izlerini günümüze kadar taşıyan Gyeongju, bir zamanlar dünyanın en kalabalık şehirlerinden birisiymiş. Günümüzde artık daha küçük bir şehir diyebileceğimiz bu eşsiz miras, kültür turizmi açısından harika bir destinasyon. Her bir adımında tarihin ve kültürün ruhunu yaşayacağınız Gyeongju, yerel mimarisiyle, tapınakları ve arkeolojik bölgeleriyle keşfedilmeyi bekleyen bir değer. Seul’den yaklaşık 276 km uzaklıktaki şehre, ülkenin hızlı trenleri sayesinde 2 saatte ulaşmak mümkün. Bölgede bunun dışında pek çok farklı yerel ulaşım seçenekleri de bulabiliyorsunuz.


Tarihten dünyaya kalanlar


İpek Yolu üzerinde oldukça önemli bir nokta olan Gyeongju’ya Budizm dini de bu yol aracılığı ile yayılmış. Tarih boyunca şehir, Kore Budizm’inin önemli bir merkezi olarak kabul edilmiş. Ülkedeki en büyük Budist tapınaklarından birisi olan Bulguksa, Gyeongju’nun doğusunda yer alıyor. 1995 yılında Seokguram inziva yeri ile birlikte UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dâhil edilen tapınak, Kore Cumhuriyeti’nin yedi ulusal hazinesini kapsıyor. Silla krallığının Budist sanatının altın çağının başyapıtı olarak kabul edilen bu tapınak, Gyeongju’da mutlaka görülmesi gereken bir hazine. Ayrıca, Bulguksa Tapınağı Kompleksi’nin bir parçası olan Seokguram’da Buda heykelinin yakınındaki eşsiz deniz manzarası görülmeye değer. Şehrin hemen dışında, doğayla iç içe benzersiz bir konuma sahip Golgulsa Tapınağı ise Kore’deki tek taş mağara tapınağı. Burada tapınak konaklaması yapılabildiği gibi, sunmudo, okçuluk, ilahi, keşişle çay, oturma ve yürüme meditasyonu gibi aktivitelere katılmak da mümkün. Ayrıca burada Bunhwangsa, Girimsa gibi tapınakları ziyaret ederek eşsiz mistik deneyimler yaşayabiliyorsunuz.

Gyeongju’da tarihin bıraktığı büyüleyici izlerden birisi de, Donggung Sarayı ve Wolji Göleti. 674 yılında Kral Munmu’nun emriyle inşa edilen bu yapay gölet, şehrin merkezinde, Gyeongju Ulusal Parkı’nda yer alıyor. Silla krallığının saray kompleksinin bir parçası olan bu yer, özellikle geceleri ışıklarla beraber ortaya çıkan manzarasıyla bir başka güzel oluyor. Silla krallığının tarihine daha da yakından tanıklık eden Gyeongju Ulusal Müzesi, şehrin ulaşım açısından oldukça kolay bir yerinde bulunuyor. Burada krallığın göz kamaştırıcı mücevherleri, silahları ve diğer törensel eşyalarının yanı sıra Budist eserler de sergileniyor. Şehrin mimarları olan ve böylesi zengin bir kültürü yaratan Sillalılara adanan müze, bu köklü uygarlıktan geriye kalan kalıntıları olabilecek en iyi şekilde koruyarak, sergiliyor.

Yine Silla Hanedanlığı Kraliçesi Seondeok döneminde inşa edilen, ülkenin ulusal hazinelerinden Cheomseongdae astronomik gözlemevi, dünyada ve Asya’da kalan en eski gözlemevi olarak biliniyor. 7. yy.’da inşa edilen ve yaklaşık 9 metre yüksekliğindeki bu gözlemevi, zamanının teknolojik gelişme düzeyi hakkında net bir fikir vermesi açısından da çok değerli. Buranın hemen karşısında ise tüm görkemi ve gizemi ile duran eski kral mezarlarını görebiliyorsunuz. Gyeongju’nun on altı kilometre kuzeydoğusunda kalan Yangdong Köyü ise bölgenin merak uyandıran yerlerinden. Ülke açısından önemli bir geleneksel miras olan köy, harika doğası ve Joseon Hanedanlığı’nın geleneksel kültürünü taşıması açısından dikkat çekiyor. Yangban (Kore aristokrasisi) yaşam tarzının ve Neokonfüçyüs’çü geleneğin eşsiz bir örneği olan Yangdong, 2010 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmış.

Yorum ekle

Abone olmak için kaydolun

Marmaraereğlisi TEKİRDAĞ
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Bu site "reCAPTCHA" ve "Google" tarafından korunmaktadır. | Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları
© 2024 | Tüm hakları bunubiliyormuydunuz.com' a aittir.