Lactarius Volemus( Şapkalı Mantarlar)

Lactarius Volemus( Şapkalı Mantarlar)

Ağaç altlarında, çayırlarda yetişen, dış görünümü şemsiye şeklinde olan mantarlardır. Şapkalı mantarların zehirli ve zehirsiz türleri vardır. Protein, demir, bakır, fosfor, vitamin açısından zengin olan kültür mantarlarını besin olarak tüketebiliriz.

Eşeyli ve eşeysiz üremeyle çoğalan mantarlar her iki şekilde de “humenium” adı verilen yapılardan meydana gelen sporlar oluştururlar. Eşeyli üreme iki haploid hücrenin birleşmesiyle olur. Toprağa dökülen sporlar rüzgar veya böcekler vasıtasıyla çevreye dağılarak yıllarca yaşayabilir. Nemli ortamlarda (yağmur sonrası dönemlerde) topraktaki sporlar çimlenir ve mantarlar meydana gelir. Tek hücreli mantarlar tomurcuklanarak çoğalabiliyorken, suda yaşayanlar mantarlarda eşeysiz üreme genellikle hareket organeli (yani flagellum) bulunan zoosporlar ile olur. Mantarların yaşam döngülerinde somantik safha ve üreme safhası olmak üzere iki önemli safha bulunmaktadır. Somantik safha, mantarların beslenme ve besinsel aktivitelerini yerine getirdiği safha iken, sporların üretimi ve somantik yapılan diğer üreme yapılarında kullandığı safha ise üreme safhasıdır. Mantarlarda plasmodium ya da pseudoplasmodium denilen çok nukleuslu yapı, bir hücreden ibaret yapı ve hifsi yapı olmak üzere 3 farklı somatik yapı görülebilir. Renksiz, ince ve uzun iplikler olan hipler yan yana gelerek miselyum denilen dokuyu oluşturur. Miselyumlar ise tallus adı verilen yapıyı oluşturur.

 

Mantarların “holomorf” diye adlandırılan yaşam döngüsü eşeyli ve eşeysiz üremeyi kapsamaktadır. Her iki üreme şekli de spor oluşumuyla sonuçlanır. Eşeysiz üreme sporları ile ilgili üreme yapılarının gözlendiği evre “anamorf” (imperfect) evresi olarak bilinir. Eşeyli üreme yapılarının gözlendiği evre ise “telemorf” (perfect) evredir

Şapkalı mantarların genellikle köksüz bir sapları ve şemsiye ya da huni biçiminde bir tepe kısımları vardır. Bu kısmın altında üremelerini sağlayan özel yapılar bulunur. Bu yapıların rüzgar gibi etkenler sayesinde çevreye dağılması, farklı yerlerde yeni şapkalı mantarların gelişmesini sağlar.
Büyümeleri uzun süre fark edilmez ve sanki birdenbire oluşuvermişler gibi toprağın yüzeyinde bitiverirler. Bunun nedeni gelişmelerinin önemli bir bölümünün toprağın altında gerçekleşmesidir.
Toprağın yüzeyine çıktıktan sonraysa mercimek büyüklüğündeki bir şapkalı mantarın, 8-10 cm çapında bir mantar haline gelmesi yalnızca beş-altı gün sürer. Gelişmelerinin başlayabilmesi için nem ve sıcaklıkla ilgili koşulların onların yaşamasına uygun duruma gelmesi gerekir

Doğada her canlının ayrı bir görev ve sorumluluğu vardır. Mantarların en önemli görevi ise, yeryüzündeki madde dönüşümünde yer almalarıdır. Mantarlar, ölü bitki ve hayvan kalıntılarının çürüyerek toprağa karışmasında rol alırlar. Bitkilerin sonbaharda dökülen yaprakları, mantarlar aracılığıyla çürütülür ve humuslu organik maddelere dönüştürülür. Bu işlem sırasında oluşan fosfat ve nitrat gibi mineraller bitkiler tarafından alınarak yaşam döngüsüne katılırlar. Ormanlarda karbondioksit salınımı gerçekleştirirler ve toprağın yapısını bitkilerin büyüyüp gelişmesi için uygun hale getirirler. Mantarlar mikoriza diye adlandırılan ortaklıklar oluştururlar ve bu yapı ile bitkilerin köklerine tutunarak bitki köklerinden karbonhidrat alırlar. Bu işlem sırasında mantarlar hifleri aracılığıyla topraktan su ve suda çözünen tuzları emer. Mantarların bazı eklembacaklı türlerinde mycangium isminde yapılar bulunur. Bu yapılar selüloz sindirimine katkıda bulunur. Algler ile birleşerek ekosistem için çok önemli olan likenleri oluştururlar. Ayrıca tarım zararlıları ve hastalıklarıyla biyolojik mücadele amacıyla bazı mantar türlerinden faydalanılmaktadır.

Mantarlar ayrıca, ilaç sanayi, gıda ve fermantasyon endüstrisi, peynir-alkol-ekmek yapımı ve çeşitli ürünlerin elde edilmesinde kullanılmaktadır. Bilindiği üzere, ekmek yapımı sırasında hamura maya katılır. Bu maya kimyasal tepkimeler ile karbondioksit gazının ortaya çıkmasını sağlayarak hamuru kabartır. Salgıladıkları enzimlerle bazı maya mantarları glikozu parçalayarak alkole dönüştürür. Şarap ve bira gibi alkollü içecekler ise şekerin fermantasyonu sonucu oluşmaktadır.

 

Eski çağlardan bu yana tüketilen şapkalı mantarın besin değeri oldukça yüksektir. İçerdiği vitamin, mineral ve protein değeri mantarı insanoğlu için önemli bir besin yapmaktadır. Mantar ayrıca kalsiyum, bakır, demir, potasyum ve fosfor açısından zengindir.

Mantarlar ilaç sanayisi açısından da oldukça önemlidir. Vitaminlerin büyük bölümü, çeşitli antibiyotikler ve steroit hormonlar mantarlardan elde edilen ilaçlardır.

Mantarlar son yılarda kanser tedavisinde de kullanılmaktadır. Penicillium chrysogenum mantarının ürettiği penisilin antibiyotiği günümüzde bakteriyel hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

Yorum ekle

Abone olmak için kaydolun

Marmaraereğlisi TEKİRDAĞ
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Bu site "reCAPTCHA" ve "Google" tarafından korunmaktadır. | Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları
© 2024 | Tüm hakları bunubiliyormuydunuz.com' a aittir.